Yeni Kayıt         Şifremi Unuttum!
Roj Haber Özgür Doğru Tarafsız Gücünü Özgürlüğünde - Anasayfa
 
Yazı Boyutu : 12 punto14 punto16 punto18 punto

Mahmur'a neden döndüler?

Mahmur'a neden döndüler? 20 Temmuz 2010 00:09
Barış Grubu üyeleri, 1990'lı yıllarda olduğu gibi Türkiye'yi terk etme nedenlerinin hiçbiri ortadan kalkmadığı için geri dönmeye karar verdiklerini belirtti.
Habur Sınır Kapısı'ndan 9 ay önce Türkiye'ye giriş yapan, ancak haklarında açılan davalar ile gözaltı ve tutuklamalar nedeniyle Maxmur'a dönmek zorunda kalan Mahmur Barış Grubu üyeleri, 1990'lı yıllarda olduğu gibi Türkiye'yi terk etme nedenlerinin hiçbiri ortadan kalkmadığı, "Kürt açılımı", "demokratik açılım" sözlerinin tümüyle aldatmaya dönük bir "demagoji" olduğunu yaşayarak gördükleri için, geri dönmeye karar verdiklerini belirtti.

Habur Sınır Kapısı'ndan 19 Ekim 2009 tarihinde Türkiye'ye giriş yapan ve yaklaşık 9 ay Türkiye'de kalan Mahmur Barış Grubu üyeleri dönüş yaptıkları Mahmur'da basın toplantısı düzenledi. Grup adına açıklama yapan Bülent Aka, Maxmur'dan 26, Kandil'den 8 olmak üzere 2 ayrı grup olarak doğdukları topraklara döndüklerini ifade ederek "Yaklaşık 9 ay kaldıktan sonra bugün Maxmur'dayız. Neden gittik? Neden geldik? İnanıyoruz ki; bu soruları herkes haklı olarak soracaktır. Kürdistan, Türkiye ve dünya kamuoyuna mal olan bu gidiş ve dönüşümüzü sorumluluğumuzun bir gereği olarak nedenleriyle birlikte açıklamayı bir görev biliyoruz" dedi.

"Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın, Ekim ayı başında Türkiye'de barış ikliminin gelişmesi, taraflar arasında oluşan karşılıklı güvensizliğin giderilmesi için Maxmur, Kandil ve Avrupa'dan grupların Türkiye'ye giriş yapması çağrısında bulunmuştu" diyen Aka, Maxmur halkı olarak bu durumu kendi aralarında değerlendirdiklerini ve Kürt sorununun önemli bir parçası olan Maxmur'u temsil etmek üzere gönüllü bir grubun gidişini kararlaştırdıklarını belirtti. Aka, "Çünkü bizler 1984'den bu yana karşılıklı olarak süren çatışma ortamında devlet güçlerinden en fazla zarar görmüş bir kesimi oluşturuyorduk. Bu nedenle de ancak gelişebilecek onurlu bir barış ortamında terk etmek zorunda kaldığımız köylerimize, evlerimize uzunca bir geçmişimizin saklı olduğu topraklara dönebileceğimizi biliyorduk" ifadesini kullandı.

'Barış umutlarını büyütmek için çıktık yola'

Gönüllü olarak Maxmur'da bulunmadıklarını belirten Aka, "Köylerimiz, evlerimiz, bağ, bahçelerimiz yakıldı. Birçoğumuz yakınlarımızı bu bombardımanlar ve operasyonlar ortamında yitirdik. Yaşanan bu acılar hala tazeliğini korumaktadır. Korucu ve askerlerin baskısı altında atalarımızın topraklarını terk ederek, sınırın bu tarafında yaşamak zorunda kaldık" dedi. Maxmur Barış Grubu olarak kanın kanla yıkanmayacağını, acıların yeni acılarla dinmeyeceğini mülteci kamplarında öğrendiklerini ifade eden Aka, "Yetmişine merdiven dayamış, son nefesini doğduğu topraklarda vermek isteyen analar, çalınmış çocukluklarıyla gençler ve Maxmur'da doğan bebeklerle, onbini aşkın Maxmur halkının temsili olarak, onların taleplerini dile getirmek, Kürt sorununun çözümüne katkı sunmak ve barış umutlarını büyütmek için çıktık yola" dedi.

'AKP, Kürt sorununun çözümünü değil, bir kez daha kamuoyunu yanıltmayı hedeflemiştir'

19 Ekim 2009'da Maxmur halkı başta olmak üzere, Hewler, Süleymaniye, Duhok ve Zaxo''da Kürtlerin içten, samimi sevincine ve barış taleplerine tanık olduklarını ifade eden Aka, sınırda kurulan mahkemenin ardından Silopi'de, yüzbinlerin kendilerini bağrına bastığını ifade etti. Aka, "Amed meydanında toplanan yüzbinleri aşan mahşeri kalabalık, Kürt halkının barışa susamışlığını, samimiyetini, arzusunu ve kararlılığını ortaya koymuştur. Bu görkemli karşılamalar, halkın ilk defa Habur'dan cenazeler yerine çocuklarını karşılaması, onlara sarılması, barışı kucaklamasını ifade ediyordu" dedi. Başta 'Habur'da yaşanan gelişmelere kim sevinmez ki' ifadesini kullanan Başbakan'ın halkın onurlu ve iradeli bir barış için ortaya koyduğu iradeyi gördükten sonra 'sil baştan yaparız, başa döneriz' tehdidinde bulunduğunu söyleyen Aka, "AKP, Kürt sorununun çözümünü değil, sorunu çarpıtarak, bir kez daha kamuoyunu yanıltmayı, kandırmayı hedeflemiştir. MHP ve CHP'nin havasına kendisini kaptırarak sergilediği bu tutum daha başından barışta samimi olmadıklarını açığa çıkarmıştır" dedi.

'Serbest bırakan savcılar yeni davalar açtı'

Barış grubu olarak çeşitli il ve ilçelerde barış ve demokratik çözümü ve geliş amaçlarını dile getirdiklerini ifade eden Aka, bu konuşmaların suç sayıldığını ve haklarında soruşturmalar açıldığını, "örgüt üyeliği"yle suçlandıklarını, ama buna rağmen barış için ısrar ettiklerini ifade etti. Habur Sınır Kapısı'nda kurulan mahkemedeki savcıların kapıdaki soruşturma sonucunda kendilerini serbest bıraktığını belirten Aka, aynı savcıların tüm grup üyeleri için hazırladıkları iddianameyle haklarında yeni davalar açtıklarını ifade etti.

'Türk devleti ve hükümeti bizleri barış taleplerimizle ve haklarımızla birlikte kabul etmemiştir'

Aka, demokratik bir ülkede suç sayılabilecek hiçbir pratikleri olmadığı halde, "PKK üyeliği" ve "Üye gibi davranmak" gibi iddialarla tutuklanma kararı verildiğini ifade ederek, "Tüm iyi niyetli ve sabırlı yaklaşımlarımıza rağmen, grubumuzdan 6 kişinin tutuklanması üzerine, kendi içimizde yeniden bir durum değerlendirmesi yapma gereğini duyduk" ifadesini kullandı. Aka, "Ulaştığımız sonuç şudur; Türk devleti ve hükümeti bizleri barış taleplerimizle ve haklarımızla birlikte kabul etmemiştir. Bu son tutuklamalarla da etmeyeceğinin altını çizmiştir. 90'lı yıllarda olduğu gibi Türkiye'yi terk etme nedenlerimizin hiçbiri ortadan kalkmış değil. Koruculuk sistemi ve güvenlik güçlerinin şiddeti sürmektedir ve can güvenliğimiz yoktur. Anadil eğitim talebimiz yerine getirilmediği gibi, gruptaki öğrencilerin eğitim ve denklik talepleri de yanıtsız kalmıştır. Yine Kürt kimliğinin, kültürel haklarının tanınması bir yana kültürel ve siyasi soykırım ağırlaştırılarak sürdürülmüştür. Yine Türk devleti ve AKP hükümetinin baharla birlikte yoğunlaştırdığı askeri operasyonlar, köylere yapılan baskılar, bölgede işlenen faili meçhul cinayetlerin yeniden gündeme gelmesi Maxmur'a tekrar dönme kararını almamızda etkili olmuştur" dedi.

'Maxmur'un oluşum gerekçeleri ortada duruyor'

"Maxmur Barış Grubu" olarak attıkları adımın diyalog ve barış sürecinin geliştirilmesinde barış çabalarını cesaretlendireceğini, yine Kürtlerin barıştaki ısrarının, samimiyetinin görüleceğini umduklarını ifade eden Aka, "Ancak karşılaştığımız tüm bu uygulamalar, Türk devleti ve hükümetinin 90'lardaki zihniyetinden bir adım bile ileri gitmediğini, Kürt açılımı, demokratik açılım sözlerinin tümüyle aldatmaya dönük bir demagoji olduğunu yaşayarak gördük. Türk mahkemelerinin hukuki değil siyasi tutumunu, barışın yargılanmasını protesto etmek ve mevcut durumda Türkiye'de bu şartlar altında ve ortamda barış faaliyetlerimizi yürütmenin imkânları, cezaevi dışında başka bir seçenek bizlere bırakılmadığı için ve dolayısıyla Maxmur'un oluşum gerekçeleri olanca gerçekliğiyle ortada durduğu için tekrardan Maxmur'a gelmek zorunda kaldık" şeklinde konuştu.

14 kişi geri döndü

17 Haziran'da Diyarbakır'da 4. ve 5. Ağır Ceza Mahkemelerinde Ayşe Kara, Zehra Tunç, Caziye Kabul, Sisin Yaman, Abdullah Yaman ve Nurettin Turgut'un tutuklandığını, tutuklananlar arasında 60 yaşını aşkın iki ananın da bulunduğunu belirten Aka, "Emine Sağat (65), Sait Şedal (62), Mehmet Kaçan (45), Mehmet Adanmış (44), Musa Tümeg (30), Nurcan Tümeg (22), Rojda Tümeg (2), Hüseyin Tümeg (3 aylık), Mikail Soydan, Melekşah Soydan, Nizar Buldan (Siyasal bilgiler öğrencisi), Bülent Aka (hukuk mezunu), Hacı Sorgül, Kamil Ökten, eşi Hamsiye Ökten (üyelikten yargılanıyor ve 4 çocuğu var), Fatma İzer, İsmail Ayas olmak üzere, 6'sı çocuk toplam 14 kişi geri döndük" dedi.

'Barışın tesisi için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz'

Aka, "Bizler önderliğimizin çağrısı temelinde barış misyonuyla gitmiştik. Bugün de barışta ısrarlı ve kararlıyız. Maxmur Barış Grubu olarak bugünden itibaren Maxmur'da kalarak Türkiye'de ve Kuzey Kürdistan'da barışın tesisi için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Çünkü biz sonuçta barışın kazanacağına inanıyoruz. Ve biliyoruz ki; dünyada barışı olmayan hiçbir savaş yoktur" dedi. DİHA

Bu haber 24 defa okundu.
<< Önceki || Sonraki >>
Yorum Ekle
Başlık:
Metin:
*Üye girişi yapılmadığından yorumlarınız "Misafir" rumuzu ile yayınlanır. Ücretsiz Üyelik için tıklayınız.
Tavsiye Et
Sayin okucuyumuz bu haberi istediğiniz kişiye gönderebilirsiniz.
*Kime:
*Kimden:
*Kisa Mesaj :
 
* İlgili yerleri boş bırakmayınız!
Yorum Yap
Tavsiye Et
Yazdır
Kaydet
Yorumlar ( 0 / 0 )
Diğer Güncel Haberleri :
<<
>>
Yazarlar
1 2 3
Anket
Okunan:
Hafta / Bu Ay / Yıl
Dünden Kalanlar
Bizi Destekleyen Siteler
İlgili Haber

Roj Haber

» Sitene Ekle  » Anasayfa Yap  » Sık Kullanılanlar  » RSS  » Site Haritası
© 2010-2011 Tüm haklari saklidir.İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayinlanamaz.