19.02.2012 - 07:46
Okunma (103)
Yorum (0)
Paylaş

Türkiye bir anadil mezarlığı

Eğitim Sen Adana Şubesi tarafından eğitim ve dil paneli düzenlendi. Türk-İş binasında gerçekleştirilen panele Prof. Dr. Serdar M. Değirmencioğlu, Eğitimci ve Yazar İsmail Dindar katıldı. Eğitim Sen Şube Sekreteri Yalçın Alçiçek’in moderatörlüğünü yaptığı panele sendika üyeleri ve siyasi parti temsilcileri de katılım gösterdi. Yalçın Alçiçek’in konuşmasıyla başlayan panelde Alçiçek, Uludere katliamını hatırlattı ve sorumluların hâlâ yargılanmadığını söyledi. Kürt sorununda barıştan yana tavır alanların, aydınların, sendikacıların ciddi baskılara maruz kaldığını aktaran Alçiçek, tüm baskıları ve tutuklamaları kınadıklarını kaydetti.

 

TÜRKİYE’DE DİLLER KAYBOLMA TEHLİKESİNDE

Panelde konuşan Diyarbakır Eğitim Sen üyesi İsmail Dindar da 21 Şubatın Dünya Anadil Günü olduğu söyledi. Anadil sorunun temelinin Kürtçenin yasaklı olması olduğunu ifade eden Dindar, Türk edebi eserlerinde de Kürtlerin kötü insanlar olarak anlatıldığının altını çizdi. Türkiye’nin sadece siyasi parti mezarlığı olmadığını kaydeden Dindar, “Türkiye asıl olarak anadil mezarlığına çevrilmiştir” diye konuştu. Bazı halkların düzene adapte olarak dillerinden vazgeçtiklerini söyleyen Dindar, durumun her zaman böyle olmadığını ve bazı halkların zorla dillerinden vazgeçirilmeye çalışıldığına dikkat çekti. Eğitimden kopartılmış bir dilin gelişmesinin mümkün olmadığını anlatan Dindar, “Kürtçe günümüze kadar Türkçe bilmeyen Kürt anneleri ile gelmiştir” sözlerini kullandı. Uzun süre Kürtçe konuşmanın işkence sebebi olduğunu belirten Dindar, Kürt sorununun önemli bir parçasının dil olduğunu aktardı. Bülent Arınç’ın, Kürtlere haklarını vereceğiz sözlerini de hatırlatan Dindar şöyle konuştu: Arınç daha sonra bir programda ‘Kürtçe medeni bir değil. Nasıl eğitimi olacak ki’ dedi. Bu açıklama tamamen cehaletten kaynaklanmaktadır.” Arınç’ın açıklamalarının egemen kültürün diğerine bakış açısını gösterdiğini söyleyen Dindar, Kürtçenin medeni bir dil sayılmasının faşizanca olduğunu belirtti. Dünyanın birçok ülkesinde anadilde eğitimin olduğunun altını çizen Dindar, UNESCO’nun yaptığı araştırmanın sonucunda Türkiye’de 3 dilin tamamen yok olduğu ve 15 dilin ise tehlikede olduğu sonucunun çıktığını söyledi.

 

ANADİL SADECE EVDE DEĞİL HER YERDE OLMALI

İsmail Dindar’ın ardından konuşan Prof. Dr. Serdar M. Değirmencioğlu ise anadilde eğitimin bir hak olduğunu ve böyle bir hakkın engellenmesine herkesin karşı çıkması gerektiğini söyledi. Anadilde eğitimin çocuklar üzerindeki etkilerinden bahseden Değirmencioğlu, dünyanın her yerinde yapılan araştırmalar sonucu anadilde eğitimin çocukların yararına olduğu sonucuna ulaşıldığını anlattı. Tayyip Erdoğan’ın “Dindar gençlik yetiştirmek istiyoruz” sözlerine de dikkat çeken Değirmencioğlu, egemenler tarafından çocukların ve gençlerin mutlaka bir kalıba sokulmaya çalışıldığının altını çizdi. Tek dil, tek din, tek marş gibi dayatmaların Cumhuriyetin kuruluşuyla ortaya çıktığını da ifade eden Değirmencioğlu, iktidarların, ‘toplumun uyum içerisinde yaşaması birlikte yaşamdan geçer’ propagandalarının tek dil anlayışının dayatılmasında kullanıldığını aktardı. “Anadili evde konuşun ama okullarda anadilde eğitim olmaz” sözlerine de tepki gösteren Değirmencioğlu, bu söylemin kabul edilemeyeceğine vurgu yaptı. Dilin gelişebilmesi için her alanda kullanılması gerektiğinin altını çizen Değirmencioğlu, dilin kolektif olduğunu ve sadece evde konuşularak gelişmesinin mümkün olmadığını söyledi. (EVRENSEL)

Henüz Yorum Yok.
İlk Yorum Yapan Siz Olmak İstermisiniz.


(Güvenlik İçin Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Sayısı