'Susmayın gerçekleri isteyin!'
Cumartesi Anneleri ve kayıp yakınları, faili meçhul cinayetler ile gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınları için "Adalet" talebiyle 359.haftasında da Galatasaray Meydan'ındaydı.
Kaybedilen yakınlarının akıbetinin öğrenilmesi ve faillerden hesap sorulması için Galatasaray Meydanı'ndaki adalet arayışlarını 359. haftasında da sürdüren Cumartesi Anneleri, "Hukukun yanında yer alacak savcı , insan haklarını egemen kılma iradesi gösterecek bir başbakan, İtalya'da olduğu gibi 'gerçekleri istiyoruz' diyen yüzbinler yok mu? Topraklarımızı toplu mezarlar cehennemine çevirenler nerede? Bunları sorgulamazsak, itiraz etmezsek; hepimiz, kötülüğün, zulmün bir parçası olacağız; susmayın gerçekleri isteyin!" çağrısı yaptı.
Cumartesi Anneleri ve kayıp yakınları, faili meçhul cinayetler ile gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınları için "Adalet" talebiyle 359.haftasında da Galatasaray Meydan'ındaydı. "Failler belli, kayıplar nerede" pankartı ile katledilen ve kaybedilen yakınlarının fotoğraflarını taşıyan anneler, karanfilleri ile meydandaki yerini aldı. Cumartesi Anneleri'ne sinema sanatçısı Yusuf Çetin, dansçı Zeynep Tanbay ve çok sayıda yurttaş destek verdi. Anneler bu hafta 39 yıl önce gözaltında kaybedilen Ali Kayahan'ın akıbetini sordu. Bu hafta ilk sözü alan 1995'de gözaltında kaybedilen Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız oldu.
'Bunun adı zalimliktir oğlum'
Geçen hafta yaşamını yitiren kayıplardan Hayrettin Eren'in babası için, bir babanın daha oğluna kavuşamadan yaşamını yitirdiğini söyleyen Yıldız, "17 yıldır buradayız. Kayıp acısı bambaşkadır. Ben oğlumdan sonra annemi, ablamı, abimi kaybettim. Hepsinin son cümlesi oğlundan bir haber var mı oldu. Ben onların mezarına gittiğimde Murat'tan bir haber vermemenin acısını yaşıyorum" dedi. Bir parti başkanının çıkan toplu mezarlardan rahatsız olduğunu belirten Yıldız, "Diyorlar ki, biz karanlıkları aydınlatıyoruz. Hayır, burada olan anneler, barış anneleri karanlıkları aydınlatıyor" diye konuştu. Oğluna yazdığı mektubu okuyan Anne Yıldız, "Oğlum sen bensiz, ben sensizim. Böyle mi söz verdik birbirimize. Senin gibi gözaltında kayıplar var. Çoğu asit kuyularında öldürülmüş. Ben artık şubat ayının gelmesini istemiyorum. Doğum gününün gelmesini. Ben 17 yıldır senin doğum gününü kutlayamıyorum, sana sarılamıyorum oğlum… Senden gelecek bir haberi bekliyorum oğlum. Bu yapılanın adı zalimliktir oğlum…" diye kaydetti.
'Kemiklerine razı olduk ama onlar da verilmedi'
Yıldız'ın ardından 93'de gözaltında kaybedilen Hüseyin Taşkaya'nın oğlu Şerif Taşkaya konuştu. "Babam 19 yıldır kayıp, askerler tarafından gözaltına alındı. Biz kemiklerine bile razı olduk, ama kemikleri bile verilmedi. Biz bu acıyı her zaman yaşıyoruz" diyen Taşkaya kaybedilenin bir insan olduğunu unutulmaması gerektiğini söyledi. Başbakan'a seslenen Taşkaya, "Tansu Çiller yerinde sen varsın artık. Geçen sene yanına geldik. 'Yardımcı olurum' dedin olmadın. 'Ben dindar bir gençlik yaratıyorum' diyorsun, bu mu dindar gençlik. Benim bildiğim, dindarlar yalan söylemez" diye tepki gösterdi. Medyadaki haberleri eleştiren Taşkaya, haberlerin gündem dışında olduğunu, ortaya çıkan "toplu mezarların" haberlerinin yapılmamasına tepki gösterdi. Taşkaya, Bosna'da çıkan kemiklerin faillilerin yargılandığını fakat Türkiye'de toplu mezarların çıkmasına rağmen sessiz kalınmasını kınadı.
'Demagojiyi bırakın ve devlet eliyle işlenen suçların üzerine gidin'
Cumartesi Anneleri adına açıklama yapan Ali Kayahan'ın gözaltına alınmasının tanığı olan Yazar Mukkades Erdoğdu Çelik ise, 39 yıl önce gözaltında kaybedilen Kayahan'ın hikayesini anlattı. Çelik, İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi öğrencileri 8 Mayıs 1974'te dönemin Başbakan'ı Bülent Ecevit, İç İşleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Adalet Bakanı Şevket Kazan ve Balıkesir milletvekillerine çektikleri telgraflarda Ali Kayahan'ın akıbetinin araştırılması taleplerine cevap olarak, "Ali Kayahan isimli bir şahıs gözaltına alınmamıştır" olduğunu söyledi. Kayıp ailelerine "sizin sorununuz kabinemin sorunudur" diyen Başbakan'a seslenen Çelik, " Kayıplar ve faili meçhuller için parlamentonun ve hükümetin destekleyeceği, geniş yetkilerle donatılmış bağımsız bir komisyon istediğimizi size söyledik. Neden bu konuda adım atmıyorsunuz. Demagojiyi bırakın ve devlet eliyle işlenen suçların, kontrgerilla yapılanmalarının üzerine gidin" çağrısı yaptı.
Çelik, açıklamasını şu cümleler ile bitirdi: "Bu topraklarda insan haklarının, hukukun yanında yer alacak savcı yok mu? Hukuku, insan haklarını egemen kılma iradesi gösterecek bir başbakan, parlamento yok mu? Toplumun gerçeği öğrenme hakkını savunacak medya yok mu? İtalya'da olduğu gibi 'gerçekleri istiyoruz' diyen yüzbinler yok mu? Daha ne bekliyorsunuz; her yerden insan kemikleri çıkıyor. Bu kemikler kime ait? Topraklarımızı toplu mezarlar cehennemine çevirenler nerede? Bunları sorgulamazsak, itiraz etmesek, hepimiz, kötülüğün, zulmün bir parçası olacağız; susmayın gerçekleri isteyin!" / Diha
Henüz Yorum Yok.
İlk Yorum Yapan Siz Olmak İstermisiniz.
Güncel Haberler
- Erzurum'a kar yağdı!
- Uşak'ta midibüs kamyonla çarpıştı 18 yaralı
- Diyarbakır'da molotoflu saldırılar
- İmza kampanyası Uludere İçin Adalet!
- Baydemir'den Amatör kulüplere malzeme yardımı
- Pervari'de PKK'liler yol kontrolü yaptı
- Tuğluk'a 1 yıl 15 gün hapis cezası
- Uludere isyanı Kasımpaşalı gibi özür dileyin
- Erzurum'da 200 kişi hastane yemeğinden zehirlendi!
- Başbakan Erdoğan'dan Kayseri açıklaması
- BDP Müzakerelere başlamak için neyi bekliyorsunuz?
- Kayseri'de linç girişimi
- Silvan'da mayın patlaması
- Fransızlar Afganistan'dan çekiliyor
Yorumlanan Haberler
latıf acar
25.05.2012 - 04:31
Tunceli Çiçekli Jandarma Karakolu'na baskın
haydaraksoy
24.05.2012 - 13:34
İçişleri Bakanı'nın Yerine 'Odun' Resmi!
admin
24.05.2012 - 00:32
İlkokul mezunlarına ehliyet müjdesi
M Emin GÜRBÜZ
23.05.2012 - 14:40
İlkokul mezunlarına ehliyet müjdesi
jiyan amed
23.05.2012 - 04:28
Bitlis'te 35 köy korucu'su silah bıraktı





















