05.12.2011 - 13:09
Okunma (197)
Yorum (0)
Paylaş

Yazar hakkında : memo,şahin,köşe,yazıları,memo,şahin,kimdir,memo,şahin,resimleri,gazeteci,yazar,memo,şahin,memo,şahin,hayatı,memo,şahin,kimdir,memo,şahin,köşe,yazıları

Oradaydım, Wan da Hayalet bir kentte kalanlar yardıma muhtaç!

Wan’daydım, Ekim’in 18’inden Kasım ayının 10’una kadar. Depremi merkezinde yaşadım. Tanıklık ettim insanların çaresizliğine. Ve insanlığımdan utandım, yapmam gerekenden fazlasını yapamadığım için.

Wan’daydım, sarsıldım depremle. Sarsılan yalnız ben değildim, aynı zamanda insanlıktı da. Sarsılan, göçük ve felaket altında kalan sadece devlet değildi.

 

İnsanlar, bireyler sarsılır da, şok da yaşar. İnsanlar ve bireyler öyle anlar olur ki ne yapacaklarını bilemez, çaresizlik alır başını gider. Onlara yol gösterecek bir pusula gerekir yanlışa düşmemek ve yönünü şaşırmamak için, hele de zor zamanlarda, hele de Wan’da yaşanan böylesi bir felaketten sonra.

Kim ne söyledi, kim ne yazdı ne izleyebildim, ne de okuma olanağım oldu. Ama yaşananların, yapılanların tanığıyım ben.

 

Devletin niyeti belli. O devlet ki bırakalım doğal bir felaketin yaralarını sarmayı, kendisi son otuz yılda Wan’da yaşanan depremin en az otuz mislini yaşattı insanlara, Kürt oldukları ve doğal haklarını istedikleri için. O devlet yapmaz, yarayı sarmaz, yarayı kangrene dönüştürmek için tüm olanaklarını seferber eder.

O devlet Wan’da yardım kamyonlarının önünü kesti, götürüp havalanı meydanına, Wan’ın doğuya Erdiş’e giden yol kenarındaki askeri kışlalara depo etti. O devlet, o AKP yardımları ihtiyaç ve mağduriyet durumuna göre değil, devlet ve AKP ile olan bağ ve ilişkiye göre dağıttı. O devlet tek bir Kürt yurtseverine bırakalım çökmüş evine karşılık çürük bir yazlık çadır vermeyi, bir lokma ekmeği bile koklatmadı.

Bu devleti çok, ama çok iyi tanıyoruz. O bunu yapar. Ya biz, ona alternatif diye ortaya çıkanlar. Biz ne yaptık? Yapmamız gerekeni hakkıyla yerine getirebildik mi?

Kürt halkı duyarlı davrandı. BDP’li belediyelerin hemen hemen tümü serferber oldu. Amed belediyesi bir marka olduğunu bir kez daha kanıtladı. Yurtsever hareketle ilişkisi olmayan köyler, muhtarlar, belediyeler dahi harekete geçti, elindeki, avucundakinin bir kısmını Erdiş ve Wan’a seve seve gönderdi. Ama oradaki mekanizma bu yardımların dağıtımını dahi örgütlemekte zorlandı.

Wan ve Kürdistan’ın tümünün eli kulağında olan bir depremle sarsılacağı bilindiği halde hiçbir plan ve programın olmamasının suçu kim de? Neden yaşanabilecek doğal bir felakete karşı hazırlıklar yapılmadı? Belediyeler ve parti örgütleri sadece iyi ve normal günlerde rötün sayılabilecek işleri yapmakla mı mükellefler?

Diyelim ki hiç bir hazırlık, plan ve program yoktu ve ilk gün ferlaketin şoku altında kalındı. Ya ikinci gün, ya sonraki gün ve haftalarda ne yapıldı? Hangi ihtiyaca yanıt olundu? Hangi alternatif program hayata geçirildi?

Protokole ayırdığımız zaman ve enerjiyi, olanakları yapılması gereken işe seferber edebilseydik durum farklı olurdu. Ama biz, yıkmaya, Kürdistan’dan sürmeye çalıştığımız devleti kopyalamayla zaman tükettik.

Bir kent yerlebir olmuş. Yüzbinlerce insan can derdine düşmüş, biz dört gün boyunca belediyeler de dahil elimizdeki mekanizmaları kurban bayramı vesilesiyle tatil ediyor, kapılarına kilit vuruyor, ondan sonra da niyeti belli devleti eleştiriyoruz. Bu olacak iş değil. O devlet bunu yapar. Biz yapmak, onu taklit etmek zorunda mıyız?

Bürokratik devleti, onun rehavet kaplamış kurum, kuruluş ve personelini eleştiriyor, ama kendimizin de konformizm ve rehavet bataklığına doğru son surat yol aldığımızın ayırdına varamıyoruz.

Aradan dört hafta geçti. Depremin ardından 30 gün akıp gitti. Peki altına imza atabileceğimiz hangi proje ve işi gerçekleştirebildik? Dışardan gönderilen yardımların -ki onların bir kısmını çetelerin elinden dahi kurtarmayı beceremedik- depolanması ve dağıtımından başka ne iş gördük?

23 Ekim deprem günü itibarıyla seksenbin nüfuslu bir kent olan Erdiş artık yok. 9 Kasım depreminden sonra ise Wan artık bir hayalet kent görünümünde. Önce devlet memurları ve dışardan gelen öğrencilerle Wan’ın zenginleri terk etti kenti. İkinci depremle orta halliler ve esnaf. Wan’da akşamları tek bir apartmanda ışık göremezsiniz. İşyerlerinin çoğu kapalı. Kalanların ise gidebilecekleri bir yer yok. Köylerinden zorla göçertilen Colemerg ve Wan çevresinin savaş mağduru köylüleri ne köylerine dönme olanaklarına sahipler, ne de başka yerlerde barınmak için maddi durumları müsait. Altıyüzbinlik Wan’dan geriye 200.000 savaş mağduru kalmış durumda. Gidenlerinse ne kadarı geri döner, bilinmez.

Qoser’li bir işverenle tanıştım Wan’da. Daha bir hafta olmuştu Wan’a ayak basalı. “Wan, Kürdistan’ın Beyoğlu’sudur” diyordu, “cıvıl cıvıl kaynayan ve gelecek vaad eden. Bundan sonra buralıyım Mamoste. Bir yer alıp yaşamımın bundan sonrasını Wan’da geçireceğim. Bir yer bulursam bölüşür, Wan’lı oluruz” diyordu tüm içtenliğiyle.

Wan öksüz, Wan kimsesiz şimdi. Ona yeni bir gelecek sunabilmek için kolları sıvamalı ve yanlışlık, rehavet ve konformizmden bir an önce kurtulmalı, el çekmeliyiz! Ve yapmamız gereken ilk iş, planlı, programlı çalışmayı öğrenme, “bir iş nasıl örgütlenir” sorusuna yanıt bulma olmalıdır!

 

Memo Şahin

 

Not: Pro Humanitate adlı bir yardım kuluşumuz var. 1996 yılından buyana birkaç Alman arkadaşla her yıl yerinden, yurdundan göçertilmiş insanlarımıza yardımda bulunmaya çalışıyoruz. 18 Ekim-10 Kasım tarihleri arasında 2000 aileye 69 Ton gıda yardımında bulunduk. Her pakette 5’şer kilo sıvı yağ, şeker, pirinç, bulgur, makarna ve mercimekle, 2 kilo salça, 1,5 kilo zeytin ve 1 kilo çay yer alıyordu. Ayrıca Caritas adına çocuklar için 500, kadınlar içinse 300 kışlık mont alıp ihtiyacı olanlara dağıttık. Almanya’dan bir TIR’la 3571 branda, 3000 battaniye, 1000 adet altışar kişilik mutfak seti ile 20 çadırı Arbeiter-Samariter-Bund’un aracılığıyla Wan ve çevresine ulaştırarak deprem mağdurlarının hizmetine sunduk.

 

Wan’daki arkadaşlar acilen konteyner, kışlık çadır, gıda ve elektrikli sobaya ihtiyaç olduğunu belirtiyorlar. Herkes gücünce!

Henüz Yorum Yok.
İlk Yorum Yapan Siz Olmak İstermisiniz.


(Güvenlik İçin Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Sayısı